2025’te Küresel Enerji Dönüşümünün Öne Çıkan Başlıkları

Güneş ve rüzgâr ilk kez küresel elektrik talep artışını kalıcı biçimde geride bıraktı. Bataryalar, elektroteknoloji ve yeni büyüme merkezleri enerji sisteminin yönünü değiştiriyor. Ember tarafından yayımlanan yıl sonu...

1369 0
1369 0

Güneş ve rüzgâr ilk kez küresel elektrik talep artışını kalıcı biçimde geride bıraktı. Bataryalar, elektroteknoloji ve yeni büyüme merkezleri enerji sisteminin yönünü değiştiriyor.

Ember tarafından yayımlanan yıl sonu değerlendirmesi, 2025 yılında küresel enerji dönüşümünün hangi noktaya ulaştığını ortaya koyuyor. Analiz; temiz elektriğin nasıl hızla yayıldığını, yeni büyüme merkezlerinin nerelerde ortaya çıktığını ve bataryalar ile “elektroteknolojilerin” küresel enerji dinamiklerini nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.

Güneş ve rüzgâr artık talebin önünde

2025, küresel enerji sistemi açısından bir dönüm noktası oldu. Güneş ve rüzgâr enerjisi, küresel elektrik talep artışını sadece yakalamakla kalmadı, ilk kez sürekli bir dönem boyunca talep artışını aştı. Bu gelişme, temiz elektriğin artık enerji sisteminin yönünü belirleyen ana unsur haline geldiğini gösteriyor.

2025’in ilk üç çeyreğinde güneş ve rüzgâr, küresel elektriğin %17,6’sını karşıladı. Bu oran, geçen yılın aynı dönemindeki %15,2 seviyesinin belirgin şekilde üzerinde. Aynı dönemde düşük karbonlu kaynakların toplam payı %43’e ulaştı.

İlk kez, güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve jeotermal gibi yenilenebilir kaynaklar kömürden daha fazla elektrik üretimi gerçekleştirdi. Bu dönüşümün merkezinde ise açık ara farkla güneş enerjisi yer aldı. Güneş enerjisindeki kapasite artışı, 2025 boyunca diğer tüm elektrik üretim kaynaklarının toplam büyümesinin üç katından fazla oldu.

Bir diğer küresel analiz, 2025 yılında 793 GW yeni yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alınacağını ortaya koyuyor. Bu, 2024’te eklenen 717 GW’a göre %11’lik bir artış anlamına geliyor. Bu hız korunursa, küresel yenilenebilir kapasitenin 2030’a kadar üç katına çıkarılması hedefi ulaşılabilir görünüyor.

Güneş enerjisi “geride kalan” bölgelerde hızla yükseliyor

2025, güneş enerjisinin uzun süredir küresel liderlerin gerisinde kalan pazarlarda da ivme kazandığı bir yıl oldu. Düşen maliyetler, tedarik zincirindeki darboğazların hafiflemesi ve daha net politika sinyalleri, özellikle gelişmekte olan ülkelerde güneş enerjisinin fosil yakıtları “sıçrayarak” geride bırakmasını mümkün kıldı.

Ember’in Ağustos 2025’te yayımladığı analiz, Afrika genelinde güneş enerjisinin hızla yaygınlaştığını ortaya koydu. Çin’den yapılan güneş paneli ithalatı, Haziran 2025’e kadar olan 12 aylık dönemde %60 arttı. Toplam ithalat 15 GW’a ulaşarak bir önceki yılın 9,4 GW seviyesini belirgin biçimde aştı.

Bazı ülkelerde artışlar dikkat çekici boyutlara ulaştı: Cezayir’in ithalatı 33 kat, Zambiya’nın sekiz kat, Botsvana’nın yedi kat, Sudan’ın ise altı kat arttı. Liberya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Benin, Angola ve Etiyopya’da ise ithalat üç katın üzerine çıktı.

Orta Avrupa ve BRICS ülkeleri öne çıkıyor

Bir dönem güneş enerjisinde geride kalan Orta Avrupa ülkeleri, artık birçok AB liderini geride bırakan bir büyüme hızına ulaştı. 2025 yazı bu dönüşümün sembolü oldu. Haziran ayında Macaristan elektriğinin %40’ından fazlasını güneşten üretirken, Polonya ve Çekya tarihindeki en yüksek aylık güneş üretimini kaydetti.

BRICS ülkeleri ise küresel enerji dönüşümünde ağırlık merkezinin değiştiğini net biçimde ortaya koyuyor. 2024 itibarıyla on BRICS ülkesi, küresel güneş enerjisi üretiminin %51’ini gerçekleştirdi. Bu oran, on yıl önce sadece %15 seviyesindeydi.

Büyük ekonomilerde temiz enerji ölçeğe ulaştı

2025, güneş ve rüzgârın artık dünyanın büyük elektrik piyasalarında ölçek kazandığını gösterdi. Brezilya’da Ağustos ayında rüzgâr ve güneş ilk kez bir ay boyunca elektriğin üçte birinden fazlasını sağladı. Avrupa Birliği’nde güneş, Haziran 2025’te tek başına en büyük elektrik kaynağı oldu.

İspanya’da rüzgâr ve güneşin payındaki artış, fosil yakıtlı santrallerin fiyat belirleme gücünü 2019’dan bu yana %75 azalttı. Birleşik Krallık’ta ise Eylül 2025’te rüzgâr ve güneş ilk kez elektriğin yarısından fazlasını karşıladı. ABD’nin Kaliforniya eyaletinde güneş, en büyük elektrik üretim kaynağı konumuna yükseldi.

Hindistan da benzer bir rotada ilerliyor. Ember’in Ekim 2025 analizine göre, ülke güneş, rüzgâr ve depolama hedeflerini tutturduğu takdirde, Ulusal Elektrik Planı (NEP 2032) kapsamında planlananların ötesinde yeni kömür kapasitesine ihtiyaç duymayacak.

Elektroteknoloji devrimi hızlanıyor

2025’te küresel enerji büyümesinin ana motoru, güneş, rüzgâr, bataryalar, elektrikli araçlar ve ısı pompalarını kapsayan “elektroteknoloji” oldu. Güneş enerjisi kapasitesi son 30 yılda yaklaşık her üç yılda bir ikiye katlandı. Batarya depolama kapasitesi 2020’den bu yana neredeyse her yıl iki katına çıkarken, elektrikli araç satışları 2017’den bu yana 15 kat artarak 17,5 milyon adede ulaştı.

Bu dönüşümün merkezinde Çin yer alıyor. Dünyanın ilk “elektro-devleti” olarak tanımlanan Çin, küresel güneş paneli kurulumlarının yarısını, elektrikli araç satışlarının %60’ını ve 2019’dan bu yana küresel elektrik talep artışının üçte ikisini tek başına gerçekleştirdi. 2025’in ilk yarısında Çin’in elektrik üretiminde fosil yakıt talebi %2 geriledi.

Vietnam’dan Meksika’ya, Güney Afrika’dan Hindistan’a kadar birçok gelişmekte olan ülke, fosil yakıta dayalı eski sistemleri atlayarak güneş enerjisinde ABD’yi dahi geride bırakan paylara ulaşıyor. Bataryalar, motorlar ve güç elektroniği gibi elektrik teknolojilerinde yetkinlik, artık sanayi büyümesi, istihdam ve stratejik özerklik açısından kritik önemde görülüyor.

Kaynak: Ember

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt