EIF Balkan Expo, enerji sektörünü Bükreş’te buluşturacak

EIF, enerji alanındaki uluslararası organizasyon deneyimini Balkanlar’a taşıyor. EIF Balkan Expo, yurt dışında yabancı firma katılımıyla düzenlenen ilk Türk enerji fuarı olma kimliğini taşıyor. Güneydoğu Avrupa’nın enerji dönüşümüne,...

2096 0

EIF, enerji alanındaki uluslararası organizasyon deneyimini Balkanlar’a taşıyor. EIF Balkan Expo, yurt dışında yabancı firma katılımıyla düzenlenen ilk Türk enerji fuarı olma kimliğini taşıyor. Güneydoğu Avrupa’nın enerji dönüşümüne, teknoloji yatırımlarına ve bölgesel iş birliklerine odaklanacak EIF Balkan Expo, 20-21 Mayıs 2027 tarihlerinde Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenecek.

ETKİNLİK EIF Balkan Expo – Bucharest ’27
TARİH 20-21 Mayıs 2027
YER Bükreş Parlamento Sarayı, Romanya
WEB www.eifexpo.tr

Enerji sektörünün önde gelen uluslararası buluşma platformlarından EIF, yeni organizasyonu EIF Balkan Expo ile Avrupa’daki etkinlik ağını genişletiyor. Bükreş Parlamento Sarayı’nın ev sahipliği yapacağı fuar ve konferans; enerji sektörünün kamu ve özel sektör temsilcilerini, yatırımcılarını, teknoloji sağlayıcılarını ve karar vericilerini aynı çatı altında buluşturacak.

Güneydoğu Avrupa’nın enerji dönüşümüne odaklanacak

EIF Balkan Expo; güneş ve rüzgâr enerjisi, enerji depolama sistemleri, şebeke teknolojileri, enerji yatırımları ve finansman başlıklarını bütüncül bir yaklaşımla ele alacak.

Organizasyonda üreticiler, teknoloji sağlayıcıları, enerji şirketleri, proje geliştiricileri, EPC firmaları, yatırımcılar, finans kuruluşları, kamu kurumları ve sektör profesyonellerinin bir araya gelmesi hedefleniyor.

Fuar ve konferans programı kapsamında bölgedeki enerji politikalarının, yeni yatırım fırsatlarının, teknolojik gelişmelerin ve enerji altyapısının geleceğinin değerlendirilmesi planlanıyor. Katılımcılar aynı zamanda ürünlerini, projelerini ve çözümlerini Romanya ile Balkan ülkelerinden gelecek sektör temsilcilerine tanıtma imkânı bulacak.

Balkanlar’da yeni iş birlikleri için güçlü bir platform

EIF Balkan Expo, yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, bölgesel ticaretin ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik bir iş platformu olarak konumlanıyor.

Etkinliğin; katılımcı firmalar ile yatırımcılar, proje geliştiricileri, kamu temsilcileri ve satın alma yetkilileri arasında doğrudan bağlantılar kurulmasına katkı sağlaması bekleniyor. İkili iş görüşmeleri, sektörel oturumlar ve networking etkinlikleri aracılığıyla yeni yatırım, distribütörlük, tedarik ve proje ortaklıklarının geliştirilmesi amaçlanıyor.

Neden Romanya?

Avrupa Birliği üyesi Romanya; Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa’yı birbirine bağlayan stratejik konumu, gelişen enerji pazarı ve yenilenebilir enerji yatırımlarındaki büyüme potansiyeliyle bölgenin önemli enerji merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ülkede güneş ve rüzgâr enerjisi, enerji depolama sistemleri ve şebeke altyapısına yönelik artan ilgi; Romanya’yı yatırımcılar, proje geliştiricileri ve teknoloji sağlayıcıları açısından güçlü bir pazar hâline getiriyor. Bükreş’in bölgesel erişim avantajı ise farklı Balkan ülkelerinden kamu ve özel sektör temsilcilerinin aynı platformda buluşmasına olanak sağlıyor.

EIF’in uluslararası büyümesinde yeni dönem

Enerji sektörünü uzun yıllardır kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, yatırımcılar ve uluslararası profesyonellerle buluşturan EIF, Bükreş organizasyonuyla birlikte uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir döneme giriyor.

EIF Balkan Expo’nun, Türkiye’de faaliyet gösteren enerji şirketlerinin Romanya ve çevre pazarlara erişmesine; Balkan ülkelerindeki şirketlerin ise Türkiye ve uluslararası enerji ekosistemiyle yeni bağlantılar kurmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Katılım ve ayrıntılı bilgi: www.eifexpo.tr

Basın iletişimi

Domino Fuarcılık A.Ş.

E-posta: info@domino.com.tr

Web: www.eifexpo.tr

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

“Yeni Bir Enerji Çağı: Tamamen Yenilenebilir Enerji Arzı Mümkün”

Solar Promotion GmbH tarafından hazırlanan 4 Ağustos 2026 tarihli makaledir. Her şey bir anda ve çok hızlı gerçekleşti. Güneş enerjisi, ticari kullanımının ilk yıllarında kademeli olarak büyürken, bugün...

2148 0

Solar Promotion GmbH tarafından hazırlanan 4 Ağustos 2026 tarihli makaledir.

Her şey bir anda ve çok hızlı gerçekleşti. Güneş enerjisi, ticari kullanımının ilk yıllarında kademeli olarak büyürken, bugün dünyanın en büyük elektrik üretim kaynağı haline geldi. Yenilenebilir enerjilerin yükselişi, batarya depolama, elektrikli ulaşım ve ısı pompaları başta olmak üzere diğer temiz enerji teknolojilerinin gelişimini de tetikleyen ve hızlandıran daha geniş kapsamlı bir sistem dönüşümüyle birlikte ilerliyor.

Aynı zamanda esneklik (flexibility), yenilenebilir enerji kaynaklarının değişken üretimini dengeleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Tüm sektörlerin elektrifikasyonu ise verimli, ekonomik ve dayanıklı bir enerji sisteminin ön koşulu olarak kabul ediliyor.

Avrupa’nın enerji sektöründeki en büyük fuar organizasyonu olan The smarter E Europe 2026’da, 2.650 katılımcı firma yaklaşık 105.000 ziyaretçiye entegre bir enerji sisteminin başarısını mümkün kılacak teknolojileri tanıttı. Solar Promotion GmbH ile Freiburg Wirtschaft Touristik und Messe GmbH & Co. KG tarafından düzenlenen Renewables 24/7 özel sergisi ise günün her saati kesintisiz yenilenebilir enerji arzının nasıl sağlanabileceğini ortaya koydu.

Fotovoltaik ve Batarya Depolama: Niş Pazardan Sektör Standardına

The smarter E Europe kapsamında konuşan araştırma ve danışmanlık şirketi Rystad Energy’nin Kurucusu ve CEO’su Jaran Rystad, fotovoltaik kurulum tahminlerinin, kendi şirketinin hazırladığı projeksiyonlar da dahil olmak üzere, yıllardır gerçek büyüme hızını sürekli olarak olduğundan düşük öngördüğünü ifade etti. Üstelik bu tahminler yayımlandıkları dönemde çoğu zaman fazlasıyla iyimser olarak değerlendirilmişti.

SolarPower Europe’un Global Market Outlook for Solar Power 2026–2030 raporuna göre, 2025 yılında dünya genelinde 664 GW yeni güneş enerjisi kapasitesi devreye alındı. Böylece küresel kurulu güneş enerjisi kapasitesi ilk kez 3 teravat (TW) seviyesini aştı.

Bu gelişme yalnızca sembolik bir dönüm noktası değil. 2025 yılında güneş enerjisi, dünya genelinde ilk kez rüzgâr enerjisinden daha fazla elektrik üreterek doğal gaz, petrol ve kömürün önüne geçti ve küresel elektrik üretimindeki büyümenin en büyük itici gücü oldu.

Çin, 382 GW yeni kapasite ilavesiyle küresel kurulumların yüzde 57’sini gerçekleştirerek dünyanın en büyük güneş enerjisi pazarı olmayı sürdürdü. Ancak politika değişiklikleri nedeniyle 2026 yılında geçici bir yavaşlama bekleniyor.

Avrupa ise büyümesini sürdürmeye devam etti. Avrupa Birliği (AB-27), 2025 yılında yaklaşık 67 GW yeni güneş enerjisi kapasitesi kurarak bir önceki yılı geride bıraktı. Güneş enerjisi artık Avrupa elektrik sisteminin temel bileşenlerinden biri haline gelmiş durumda. Haziran 2025’te fotovoltaik sistemler, AB genelindeki toplam elektrik talebinin geçici olarak yüzde 22’sinden fazlasını karşıladı.

Avrupa’nın batarya depolama pazarı da benzer hızda büyüyor. SolarPower Europe’un European Battery Market Outlook 2026–2030 raporuna göre, 2025 yılında 36 GWh yeni depolama kapasitesi devreye alındı. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 48 artış anlamına gelirken, Avrupa’nın toplam kurulu batarya depolama kapasitesi ilk kez 100 GWh seviyesini aştı.

İlk kez büyük ölçekli şebeke batarya sistemleri, yeni kurulumların yarısından fazlasını oluşturdu. Bu büyümede, lityum iyon batarya hücrelerinin üretim maliyetlerinin 2010 yılından bu yana yaklaşık yüzde 85 oranında düşmesi önemli rol oynadı.

2030 yılına gelindiğinde yıllık batarya kurulumlarının 138 GWh seviyesine ulaşması, yani 2025’e kıyasla yaklaşık dört katına çıkması bekleniyor.

The smarter E Europe kapsamında konuşan Solar Promotion GmbH CEO’su Markus Elsässer bu dönüşümü şu sözlerle özetledi:

“Batarya çağına giriyoruz.”

Hızla artan güneş enerjisi üretimi ile büyüyen depolama kapasitesi birlikte değerlendirildiğinde, günün her saati yenilenebilir enerji arzını mümkün kılacak altyapının temelleri atılmış durumda. Bu vizyon, The smarter E Europe kapsamında düzenlenen Renewables 24/7 özel sergisinin de ana temasını oluşturdu.

 

 

Ekonomik, Teknik ve Uygulanabilir: 7/24 Yenilenebilir Enerji

“Çok pahalı.”

“Güvenilir değil.”

“Teknik olarak mümkün değil.”

Tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı bir sistem hakkında en sık dile getirilen önyargılar bunlar.

The smarter E Europe 2026 kapsamındaki Renewables 24/7 özel sergisi ise bu yanlış algıları bilimsel verilerle ele aldı.

Sergi, Fraunhofer Güneş Enerjisi Sistemleri Enstitüsü (Fraunhofer ISE) tarafından hazırlanan 2045’e Kadar Alman Enerji Sisteminin Maliyet Optimumlu Dönüşümü çalışmasına dayanıyordu.

Hem araştırma hem de sergi; Almanya gibi sanayileşmiş bir ülkenin tamamen yenilenebilir kaynaklarla çalışan, iklim nötr bir enerji sistemine teknik açıdan mümkün, ekonomik açıdan uygulanabilir ve toplumsal olarak yönetilebilir şekilde geçiş yapabileceğini ortaya koyuyor.

Sergide yer alan uygulamalar, uzman sunumları ve örnek senaryolar; halk arasında “karanlık durgunluk dönemleri” (uzun süre düşük rüzgâr ve güneş üretiminin yaşandığı dönemler) olarak bilinen zamanların yenilenebilir enerji sistemi için aşılmaz bir engel olmadığını gösterdi.

Araştırmanın baş yazarlarından Fraunhofer ISE araştırmacısı Dr. Charlotte Senkspiel, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Karanlık durgunluk dönemleri yılın yalnızca yaklaşık yüzde 1’ini oluşturuyor. Bu dönemler için hâlâ 100 GW kontrol edilebilir üretim kapasitesine ihtiyaç duyuyoruz ve bunun anahtarı mevsimsel hidrojen depolama.”

Araştırmada kullanılan modeller ve sergide yapılan görselleştirmeler; enerji depolamanın önemli ölçüde yaygınlaşması ve esnekliğin daha etkin kullanılmasına dayanıyor.

Bunlar arasında;

sanayi ve ticarette pik yük yönetimi (peak shaving),
tüm tüketim sektörlerinde talep tarafı esnekliği,
elektrikli araçların çift yönlü şarj (bidirectional charging) teknolojisi

gibi uygulamalar yer alıyor.

Renewables 24/7 sergisinde ziyaretçiler, enerji dönüşümünü mümkün kılan teknolojilerin tek tek değil, entegre bir sistem olarak birlikte nasıl çalıştığını yakından görme fırsatı buldu.

Markus Elsässer, serginin açılışında bunu şu sözlerle ifade etti:

“Güneş enerjisi, enerji depolama, elektrikli ulaşım, elektrik şebekeleri ve dijitalleşme birbirinden bağımsız gelişmiyor. Bunların tamamı entegre bir enerji sisteminde birleşiyor.”

Güçlü Bir Sektörel İş Birliği

Özel sergi, çok sayıda sektör kuruluşunun desteğiyle gerçekleştirildi.

Destek veren kuruluşlar arasında;

Alman Yenilenebilir Enerji Federasyonu (BEE),
Alman Enerji Piyasası Yenilikçileri Birliği (bne),
Alman Güneş Enerjisi Birliği (BSW-Solar),
Alman Güneş Enerjisi Derneği (DGS),
Alman Hidrojen Birliği (DWV),
Alman Biyogaz Birliği,
VDMA Fotovoltaik Üretim Ekipmanları,
VDMA Power Systems

yer aldı.

 

Uluslararası düzeyde ise;

E-Mobility Europe,
Energy Storage Europe (ESE),
Smart Energy Europe (smartEn)
SolarPower Europe

girişime destek verdi.

Sergide ayrıca;

CATL,
Energy3000,
Fenecon,
FoxESS,
GE Vernova,
Maxsolar,
Octopus Energy
Siemens AG

gibi teknoloji şirketleri de teknik ve ticari çözümlerini sergileyerek tamamen yenilenebilir, 7/24 kesintisiz enerji arzını mümkün kılacak teknolojileri tanıttı.

Sonraki Adım: Çözümler Hazır, Şimdi Politika Desteği Gerekli

The smarter E Europe 2026 ve Renewables 24/7 özel sergisi, sektörün iklim nötr, dayanıklı ve ekonomik bir enerji sistemi için ihtiyaç duyulan teknolojileri ve ürünleri büyük ölçüde geliştirmiş olduğunu açıkça ortaya koydu.

Bundan sonraki aşamada ihtiyaç duyulan unsur ise politika yapıcılar ve kamu kurumları tarafından sağlanacak doğru teşvik mekanizmaları ve kararlı dönüşüm politikalarıdır.

Özellikle yetersiz şebeke kapasitesi ve entegre enerji sistemlerini yeterince desteklemeyen mevcut düzenlemeler gibi darboğazların aşılması, bu dönüşümün başarıyla tamamlanması açısından kritik önem taşımaktadır.

Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Çin, rüzgar ve güneş enerjisi üretimini 2030’a kadar yüzde 53 artıracak

Dünyanın en büyük yenilenebilir enerji pazarı olan Çin, 2030’a kadar rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretimini yüzde 53 artırmayı hedefleyen yeni ulusal planını açıkladı. İlk kez bağlayıcı nitelik...

2319 0

Dünyanın en büyük yenilenebilir enerji pazarı olan Çin, 2030’a kadar rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretimini yüzde 53 artırmayı hedefleyen yeni ulusal planını açıkladı. İlk kez bağlayıcı nitelik taşıyan hedef, ülkenin enerji dönüşümünü hızlandırmayı amaçlıyor. Dünyanın en büyük yenilenebilir enerji yatırımcısı ve güneş paneli üreticisi Çin, rüzgar ve güneş enerjisi üretimini önümüzdeki beş yılda önemli ölçüde artırmayı öngören yeni ulusal yenilenebilir enerji planını yürürlüğe koydu.

Çin hükümeti tarafından yayımlanan plana göre, ülkenin rüzgar ve güneş kaynaklı elektrik üretiminin 2030 yılına kadar 2025 seviyesine kıyasla yüzde 53 artırılması hedefleniyor. Bu hedef, Çin’in yenilenebilir enerji politikalarında ilk kez bağlayıcı nitelik taşıyan üretim hedeflerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Plan kapsamında toplam yenilenebilir enerji üretiminin 2030 yılına kadar 1,8 milyar ton standart kömür eşdeğerine çıkarılması öngörülüyor. Bu rakamın 2025 yılında yaklaşık 1,18 milyar ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Böylece Çin, hem artan elektrik talebini karşılamayı hem de fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

Yeni yol haritası, yalnızca kurulu gücün artırılmasını değil, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemindeki güvenilirliğinin güçlendirilmesini de amaçlıyor. Özellikle elektrik talebinin zirve yaptığı dönemlerde rüzgar ve güneş enerjisinin sisteme daha etkin katkı sağlaması için şebeke altyapısının geliştirilmesi ve enerji depolama uygulamalarının yaygınlaştırılması planlanıyor.

Çin son yıllarda güneş ve rüzgar enerjisinde rekor düzeyde kapasite artışları gerçekleştirirken, küresel fotovoltaik panel, hücre ve batarya üretiminde de lider konumunu sürdürüyor. Açıklanan yeni hedeflerin, önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra ekipman üretimi ve küresel tedarik zinciri üzerinde de belirleyici etkiler oluşturması bekleniyor.

Uzmanlar, Çin’in enerji dönüşümünü hızlandıran bu adımının küresel güneş enerjisi pazarını da etkileyeceğine dikkat çekiyor. Dünyadaki fotovoltaik ekipman üretiminin büyük bölümünü gerçekleştiren ülkenin yeni yatırım planı, panel üretiminden enerji depolamaya kadar birçok alanda uluslararası rekabeti ve maliyetleri şekillendirmeye devam edecek.

Kaynak: Reuters

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Ember: Hibrit HES projeleri Avrupa’da 25 GW ek yenilenebilir enerji kapasitesinin önünü açabilir

Mevcut hidroelektrik santrallerinin rüzgar ve güneş enerjisiyle hibrit hale getirilmesi sayesinde, Avrupa’da ilave şebeke yatırımı gerektirmeden 25 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme kazandırılabileceği hesaplanıyor. Avrupa’da mevcut hidroelektrik santrallerinin...

2314 0

Mevcut hidroelektrik santrallerinin rüzgar ve güneş enerjisiyle hibrit hale getirilmesi sayesinde, Avrupa’da ilave şebeke yatırımı gerektirmeden 25 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme kazandırılabileceği hesaplanıyor.

Avrupa’da mevcut hidroelektrik santrallerinin (HES) rüzgar ve güneş enerjisi santralleriyle hibrit hale getirilmesi, ilave şebeke yatırımı gerektirmeden 25 gigavatlık yeni yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme entegre edilmesini sağlayabilir. Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember’in “Power on Tap” başlıklı raporuna göre, Avrupa Birliği’nin (AB) 2030 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmesi için mevcut elektrik şebekelerinde en az 120 gigavat ilave bağlantı kapasitesine ihtiyaç bulunuyor. Şebeke bağlantılarındaki yetersizlik ise temiz enerji yatırımlarının gecikmesine ve projelerin uzun bağlantı kuyruklarında beklemesine neden oluyor.

Raporda incelenen Avusturya, Bulgaristan, Fransa, İtalya, Portekiz, Romanya ve İspanya, AB’nin toplam hidroelektrik kapasitesinin yüzde 71’ini oluşturuyor. Mevcut HES altyapısının güneş ve rüzgar santralleriyle ortak kullanılması halinde bu ülkelerin, 2030 yılına kadar planlanan yenilenebilir enerji kapasitesinin yaklaşık yüzde 18’ini ek şebeke yatırımı olmadan sisteme dahil edebileceği belirtiliyor.

Şebeke bağlantılarının verimliliği artabilir

Rapora göre Avrupa’daki hidroelektrik santralleri, mevcut şebeke bağlantı kapasitesinin yalnızca yüzde 19’unu kullanıyor. Günün büyük bölümünde atıl kalan bu altyapının hibrit projelerle daha verimli değerlendirilmesi mümkün görülüyor. “Kablo havuzu (cable pooling)” modeliyle aynı bağlantı noktasına rüzgar santrali eklenmesi halinde bağlantı kapasitesi kullanım oranının yüzde 36’ya, güneş enerjisi santrali eklenmesi durumunda ise yüzde 31’e yükselmesi öngörülüyor.

Yüzer güneş enerjisi santrallerinin (GES) HES rezervuarlarında kurulmasının da önemli avantajlar sunduğuna dikkat çekilen raporda, suyun doğal soğutma etkisi sayesinde güneş panellerinin verimliliğinin arttığı, rezervuarların kullanılmasıyla arazi ihtiyacının azaldığı ve panellerin su yüzeyini gölgelemesiyle buharlaşmanın da sınırlandırılabildiği ifade ediliyor. Ayrıca HES’lerin ağırlıklı olarak sabah ve akşam saatlerinde, GES’lerin ise gün ortasında üretim yapmasının şebeke bağlantılarının gün boyunca daha dengeli kullanılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerinde ise güneşten elde edilen fazla elektriğin suyu üst rezervuara pompalamak için kullanılmasının enerji depolamayı destekleyerek sistem esnekliğini artırabileceği kaydediliyor.

Düzenleme eksikliği potansiyelin önünde engel

Raporda analiz edilen yedi ülkenin toplam 93 gigavat hidroelektrik kapasitesine sahip olduğu, hibrit kullanım potansiyelinde yüzde 77 ile Avusturya’nın ilk sırada yer aldığı, Fransa ve İtalya’nın da önemli fırsatlar sunduğu belirtiliyor. Buna karşın hibrit projelerin yaygınlaşmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak mevzuat eksikliği gösteriliyor. İncelenen ülkeler arasında yalnızca İspanya ve Portekiz’de hibrit projelere yönelik özel yasal düzenlemeler bulunuyor.

Ember Enerji Altyapıları Lideri Elisabeth Cremona, şebeke bağlantı kuyruklarının temiz enerji dönüşümünü yavaşlattığını belirterek, hibrit projelerin şebeke kapasitesini daha verimli kullanarak hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunduğunu ifade etti. Raporda ayrıca, Avrupa genelinde hibrit enerji projelerinin önünü açmak için bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, izin mekanizmalarının hızlandırılması ve “kablo havuzu” uygulamalarının yaygınlaştırılması çağrısında bulunuluyor.

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin imar ve ruhsat süreçlerini düzenleyen yönetmelik yürürlüğe girdi

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığınca hazırlanan yeni yönetmelikle, ön lisans veya üretim lisansına sahip rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin imar planı, yapı ruhsatı ve iş yeri açma süreçlerine...

2505 0

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığınca hazırlanan yeni yönetmelikle, ön lisans veya üretim lisansına sahip rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin imar planı, yapı ruhsatı ve iş yeri açma süreçlerine ilişkin usul ve esaslar netleştirildi. Nazım ve uygulama imar planlarının eş zamanlı yürütülmesi de mümkün hale geldi.

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığının hazırladığı “Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik”, Resmi Gazete’nin 24 Temmuz 2026 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik, ön lisans veya üretim lisansına sahip rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin imar ve ruhsat süreçlerinde uygulanacak usul ve esasları belirliyor.

Yeni düzenleme kapsamında Bakanlık; her ölçekteki imar planlarının ve parselasyon planlarının onaylanması, yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı süreçlerinden sorumlu olacak. Böylece yenilenebilir enerji yatırımlarında idari süreçlerin daha öngörülebilir ve standart hale getirilmesi amaçlanıyor.

Yönetmeliğin dikkat çeken düzenlemelerinden biri ise nazım imar planı ile uygulama imar planı süreçlerinin eş zamanlı olarak yürütülüp onaylanabilmesine imkan tanıması oldu. Bu uygulamanın proje geliştirme sürecini hızlandırması bekleniyor.

Bakanlık tarafından onaylanan imar planları, 15 gün süreyle Bakanlığın internet sitesinde ilan edilecek. İlan süresi içinde itiraz yapılmaması halinde planlar kesinleşecek. Öte yandan ilgili kamu kurum ve kuruluşları, planlara ilişkin görüşlerini 30 gün içinde bildirecek. Bu süre içerisinde görüş iletilmemesi durumunda ise herhangi bir olumsuz görüş bulunmadığı kabul edilecek.

Yönetmelik, geçen yıl 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu’na eklenen “İmar ve ruhsat işlemleri” hükmünün uygulama esaslarını hayata geçirerek rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini tek bir çerçevede topluyor.

Yönetmeliğe buradan ulaşabilirsiniz.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

IEA: Yenilenebilir enerji kaynaklarının 2026’da kömürü geride bırakarak dünyanın en büyük elektrik üretim kaynağı olması öngörülüyor

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı Elektrik Piyasası Yıl Ortası Güncellemesi raporuna göre, küresel elektrik talebindeki büyüme 2026 ve 2027 yıllarında hız kazanacak. Sanayi üretimi, elektrikli araçlar, klima kullanımı...

2546 0

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı Elektrik Piyasası Yıl Ortası Güncellemesi raporuna göre, küresel elektrik talebindeki büyüme 2026 ve 2027 yıllarında hız kazanacak. Sanayi üretimi, elektrikli araçlar, klima kullanımı ve veri merkezlerinden kaynaklanan tüketim artışı, elektrik talebini güçlü şekilde desteklemeye devam edecek. Güneş enerjisi üretiminin de 2026’da rüzgarı geçerek hidroelektrikten sonra ikinci büyük yenilenebilir elektrik kaynağı haline gelmesi bekleniyor.

Rapora göre, küresel elektrik talebi 2025’teki yüzde 3’lük büyümenin ardından 2026’da yüzde 3,6, 2027’de ise yüzde 3,8 artacak. Böylece küresel elektrik tüketiminin 2025’te 28 bin 600 teravatsaatten (TWh) 2027’de 30 bin 700 TWh seviyesine ulaşması bekleniyor.

Doğal gaz krizi maliyetleri artırdı

Raporda, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerinden sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışında yaşanan aksaklıkların, özellikle Avrupa ve Asya’da doğal gaz fiyatlarını 2022-2023 enerji krizinden bu yana en yüksek seviyelere taşıdığı belirtildi.

Artan doğal gaz maliyetleri nedeniyle bazı Avrupa ve Asya ülkelerinde elektrik üretiminde yeniden kömür kullanımına yönelim görülürken, Kuzey Amerika’dan gelen ilave LNG arzı piyasalardaki sıkışıklığın hafiflemesine katkı sağladı. Aynı dönemde yenilenebilir enerji üretimindeki artışın elektrik arzını çeşitlendirerek enerji güvenliğini güçlendirdiği vurgulandı.

Yenilenebilir enerji 2026’da zirveye çıkacak

Rapora göre yenilenebilir enerji kaynakları, 2026 yılında kömürü geride bırakarak dünyanın en büyük elektrik üretim kaynağı olacak.

Yenilenebilir elektrik üretiminin 2026’da yüzde 8’in üzerinde artması beklenirken, küresel elektrik üretimindeki payının 2025’teki yüzde 33 seviyesinden 2027’de yüzde 37’ye yükselmesi öngörülüyor.

Güneş enerjisi büyümenin lokomotifi olacak

Elektrik üretimindeki büyümenin itici gücü olmaya devam eden güneş enerjisinde güçlü yükselişin sürmesi bekleniyor.

Rapora göre güneş enerjisinden elektrik üretimi 2026’da yaklaşık 600 TWh artarak 2025’teki rekor büyümeyi tekrarlayacak. Böylece güneş enerjisi, 2026 yılında rüzgar enerjisini geride bırakarak hidroelektrikten sonra dünyanın en büyük ikinci yenilenebilir elektrik üretim kaynağı konumuna yükselecek.

Çin ve Hindistan talebi sürüklüyor

Dünyanın en büyük ekonomilerinde elektrik tüketimindeki artışın devam edeceği öngörülüyor.

Çin’de elektrik talebinin üretim faaliyetleri ve elektrikli araç şarj altyapısındaki genişleme sayesinde 2026’da yüzde 5,5 artması beklenirken, Hindistan’da hava koşullarının olumsuz etkilediği 2025’in ardından talep artışının yüzde 7’ye yükselmesi bekleniyor.

ABD ve Avrupa Birliği’nde elektrik talebindeki büyümenin yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kalacağı tahmin edilirken, Pakistan ve Bangladeş gibi LNG ithalatına bağımlı ülkelerde yüksek yakıt maliyetlerinin elektrik tüketimini baskılamaya devam edeceği ifade edildi.

Hava koşulları belirsizlik yaratıyor

Raporda, 2026 yılında beklenenden daha güçlü bir El Niño olayının gerçekleşmesi halinde klima kullanımının artmasıyla elektrik talebinin daha da yükselebileceği uyarısında bulunuldu.

Bununla birlikte El Niño’nun bazı bölgelerde hidroelektrik ve rüzgar üretimini azaltarak diğer üretim kaynaklarına olan ihtiyacı artırabileceği kaydedildi.

Elektrik kaynaklı emisyonlar yatay seyredecek

Küresel elektrik üretiminden kaynaklanan karbondioksit (CO₂) emisyonlarının 2026 yılında yaklaşık yüzde 1 artması, 2027 yılında ise yatay seyretmesi bekleniyor.

Doğal gaz fiyatlarındaki artış kömür santrallerinin üretimini desteklese de yenilenebilir enerji ve nükleer üretimdeki güçlü artışın emisyonların daha fazla yükselmesini engelleyeceği öngörülüyor.

Elektrik fiyatlarında dalgalanma artıyor

Rapora göre LNG fiyat şokunun etkisiyle 2026’nın ikinci çeyreğinde Avrupa Birliği ve Japonya’da spot elektrik fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30’un üzerinde arttı.

ABD’de toptan elektrik fiyatları büyük ölçüde yatay seyrederken, Hindistan’da artış yüzde 10’un altında kaldı.

Öte yandan yenilenebilir enerji üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte bazı piyasalarda negatif elektrik fiyatlarının daha sık görülmeye başladığına dikkat çekilen raporda, bu durumun elektrik sistemlerinde esneklik ihtiyacını artırdığı belirtildi. Batarya depolama sistemleri ve talep tarafı katılımı gibi esneklik çözümlerinin, güvenilir ve verimli elektrik sistemleri için kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

TENMAK’tan üniversitelilere aylık 13 bin 750 TL başarı bursu: Başvurular eylülde başlıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) aracılığıyla yeni lisans burs programını duyurdu. Programa göre, 2025 veya 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS)...

1496 0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) aracılığıyla yeni lisans burs programını duyurdu. Programa göre, 2025 veya 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) ilk 100 bin başarı sıralamasında yer alarak belirlenen lisans programlarına yerleşen 300 öğrenciye aylık 13 bin 750 TL başarı bursu verilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, TENMAK Lisans Bursu Programı’nın başlatıldığını açıkladı.

Bayraktar, enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi Türkiye’nin stratejik alanlarında eğitim gören öğrencilerin üniversiteye başladıkları ilk yıldan itibaren destekleneceğini belirtti. Program kapsamında burs almaya hak kazanan öğrencilere eğitimleri boyunca akademik danışmanlık desteği de sağlanacak.

Bakan Bayraktar, bilim üreten ve teknoloji geliştiren gençlerin her zaman yanında olacaklarını belirterek, programın Türkiye’nin nitelikli insan kaynağını güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.

Başvurular 1-15 Eylül’de

TENMAK Lisans Bursu Programı’na, 2025 veya 2026 YKS’de ilk 100 bin başarı sıralamasına girerek TENMAK tarafından belirlenen 27 lisans programından birine yerleşen öğrenciler başvurabilecek.

Başvurular, 1-15 Eylül 2026 tarihleri arasında TENMAK Destek Sistemi üzerinden çevrim içi olarak yapılacak. Adaylardan lisans kayıt belgesi ile YKS başarı sıralamasını gösteren belge istenecek.

Bursiyerler, her lisans programı için ayrılan kontenjanlar doğrultusunda YKS başarı sıralamasına göre belirlenecek. Bu nedenle burs almaya hak kazanan taban başarı sıralaması, programlara göre farklılık gösterebilecek. Kontenjanlara ve değerlendirme esaslarına ilişkin ayrıntılar başvuru ilanında açıklanacak.

Amaç stratejik alanlarda insan kaynağı yetiştirmek

Programla, başarılı öğrencilerin üniversitenin ilk yılından itibaren araştırma ekosistemine kazandırılması ve enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ile ileri malzeme gibi stratejik alanlarda nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amaçlanıyor.

Burs programı kapsamında her öğrenciye alanında uzman bir akademik danışman atanacak. Ayrıca öğrencilere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının faaliyet alanlarında kariyer fırsatlarına erişim imkânı sunulacak.

Bakanlık, programın kapsamının gelecek yıldan itibaren genişletileceğini, lisans üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri için de yeni burs çağrılarının yapılacağını bildirdi.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Türkiye’de elektrikli araç şarj tüketimi 392 bin MWh’ye yükseldi

Türkiye’de elektrikli araç kullanımındaki artış, şarj altyapısına yönelik talebi de hızla büyütüyor. Elektrikli araçların şarj hizmeti kapsamında tükettiği elektrik miktarı, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine...

1471 0

Türkiye’de elektrikli araç kullanımındaki artış, şarj altyapısına yönelik talebi de hızla büyütüyor. Elektrikli araçların şarj hizmeti kapsamında tükettiği elektrik miktarı, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153,5 artarak 392 bin 252 megavatsaate (MWh) ulaştı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, yılın ilk altı ayında lisanslı şarj ağı işletmecileri tarafından 15 milyon 408 bin 578 şarj işlemi gerçekleştirildi. Aynı dönemde toplam şarj süresi 17 milyon 569 bin 444 saat olurken, şarj işlemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 96,6, toplam şarj süresi ise yüzde 137,4 arttı.

Türkiye genelinde hizmet veren kurulu şarj noktası sayısı 45 bin 97 olarak kaydedilirken, EPDK Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz, güncel şarj noktası sayısının 45 bin 660’a ulaştığını açıkladı. Bunların 19 bin 903’ü DC (hızlı şarj), 25 bin 731’i AC ve 26’sı mobil şarj noktası olarak hizmet veriyor.

Öz, EPDK’nin geliştirdiği Şarj@TR mobil uygulaması sayesinde kullanıcıların şarj istasyonlarının konumu, müsaitlik durumu, soket tipi, güç seviyesi, ödeme yöntemleri ve fiyat bilgilerine anlık olarak erişebildiğini belirtti.

EPDK, elektrikli araç pazarındaki büyümeye paralel olarak şarj ağının ülke genelindeki yaygınlığını artırmayı ve güçlü, sürdürülebilir bir şarj altyapısı oluşturmayı hedefliyor.

Kaynak: AA

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Çatıda Güneş Enerjisinden Elektrik Üreterek Para Kazanmanın Tam Zamanı

Eğer Çatınız müsaitse Güneş Enerjisinden Yeni bir Gelir Kapısı Sağlamanız mümkün olabilir. Yeni Torba Yasa ile Binanızın çatısında Güneş’ten elektrik üretip, ihtiyaç fazlası elektriğinizi sisteme satabilmeniz mümkün. Üstelik...

90115 11
Eğer Çatınız müsaitse Güneş Enerjisinden Yeni bir Gelir Kapısı Sağlamanız mümkün olabilir. Yeni Torba Yasa ile Binanızın çatısında Güneş’ten elektrik üretip, ihtiyaç fazlası elektriğinizi sisteme satabilmeniz mümkün. Üstelik konuyla ilgili vergi muafiyeti de sağlandı.

Eğer çatıda en az 21 m² boş alan varsa ortalama 14 bin dolara çatısıya güneş enerjisi sistemi kurarak yılda yaklaşık 10 bin TL kazanabilme şansı doğuyor.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda “torba tasarı” olarak geçen, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı. Özellikle Enerji alanında düzenlemelerin yer aldığı torba yasa ile yenilenebilir enerji kaynakları da teşvik ediliyor.

KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETENDEN VERGİ ALINMAYACAK

Apartmanlarda bulunanlar dahil olmak üzere, konutların çatı veya cephelerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanılması torba yasa ile teşvik ediliyor. Bu doğrultuda üretilen elektrik enerjisinin ihtiyaç fazlasını son kaynak tedarik şirketine satanlar vergiden muaf esnaf kapsamına alınacak.

Söz konusu yasaya istinaden çatılara kurulacak üretim tesisinin kurulum gücü 10 kilovatı geçmeyecek, üretim ve tüketim tesisi aynı noktada bulunması gerekiyor.

Kat Mülkiyeti Kanunu dahilinde ana gayrimenkulün ortak elektrik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çatı veya cephelerde kurulacak elektrik enerjisi üretim tesisinden kat maliklerince elde edilecek gelirler de muafiyet kapsamında olacak.

Bu tesisten üretilen enerjiyi satanların belge düzenleme, defter tutma, beyanname verme yükümlülüğü olmayacak.

HER BİR KİLOVATI 13,3$/CENT

Konu ile ilgili yenisafak.com’a değerlendirmede bulunan sektör temsilcisi Tarık Sarvan düzenlemenin kesinlikle şirketleri değil gerçek kişileri kapsadığını belirterek, bireylerin elektriğini yenilenebilir enerjiden üretmesine yönelik bir teşvik mekanizması sunulduğunu söyledi.

Sarvan düzenlemenin detaylarına ilişkin bilgileri paylaştı: “10 kW (Dahil) ve altı sistemlere yönelik bu yönetmelik sayesinde kişilerin kendi ürettikleri ihtiyaç fazlası elektriğin bedelini her bir kW’ı 13,3$/cent üzerinden değerlendirilecek fiyatlama mekanizması ile dağıtım firmalarına gider pusulası kesmek suretiyle ödeme elde edecek. Ürettiği fazladan enerjiyi dağıtım şirketine satan kişi gelir elde edecek ancak, Bakanlığın teşvik politikası uyarınca, gelir vergisi ödemek külfeti kalkacak. Bu satış meydana gelmesi ile dağıtım şirketi gerçek kişiye gider pusulası kesmek sureti ile ödeme yapacak. Faturalandırma veya defter tutma yükümlülüğü gerektiren başka bir muhasebeleştirme işlemine gerek olmayacak.”

BAŞVURU DETAYLARI

Bu tarz 10 kW altı bir GES kurmak isteyen kişi bölgelerindeki elektrik dağıtım firmasına müracaat ederek öncelikle bir bağlantı görüşü talep edecek. Başvururken söz konusu kişi kimlik belgesi, başvuru formu, abonelik evrakı, eğer apartmanda yaşıyorsa apartman yönetiminin çatıya kullanmasına yönelik ortak kararın noter onaylı suretini, bir elektrik mühendisinden alınmış tek hat şemasını ve bir harita mühendisli onaylı aplikasyon krokisini alarak başvurusunu gerçekleştirecek.

Eğer faturalarında yazan tüketim sözleşme gücü 3 kW ve altı ise doğrudan bağlantı görüşü (Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu) edinebilecekler, 3 kW üzeri ise değerlendirmeye tabi tutulacaklar. Söz konusu değerlendirme akabinde bağlantı görüşü( Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu) alan kişi uzman bir elektrik mühendisliği bürosuna giderek projesinin paftalarını ve proje onay belgelerini oluşturacak. Daha sonra bulunduğu bölgenin TEDAŞ Bölge Müdürlüğü’ne (bu kısımda şimdilik devlet devreye giriyor, özel dağıtım firması değil) gidecek. Burada projesi onaylanan kişi tekrar özel dağıtım firmasına giderek bağlantı anlaşmasına onayını aldığı takdirde söz konusu tesisini 1 yıl içerisinde kurmakla mükellef, aksi takdirde bağlantı anlaşması hükümleri fesih oluyor.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Sistem kurulumuna yönelik bilgi veren Sarvan, örneğin 3 kW’lık bir tesiste yaklaşık 12 adet 270Wp ve üzeri güneş paneli kullanıldığını, bu panelleri yerleştirmek için çatısında en az 21 m² boş alan bulundurulması gerektiğini söyledi. Sarvan şöyle devam etti:

“Çatının ilgili kısmında anten, baca vb. gibi gölgeleme unsuru olmamalı. Panelleri çatının tipine göre belirlenecek altyapıya yerleştirecek uzman ekip kablo bağlantıları ile evirici denilen elektriği normal şebekeye senkronize eden cihaza bağlantıları sağlayıp pano ve sayaç kurulumunu tamamladığı takdirde, kabaca tesis elektriği üretmeye hazır oluyor. Daha sonra yetkili özel dağıtım firması ve TEDAŞ davet edilerek geçici kabul yapıldığı takdirde güneş enerjisi santraliniz elektrik üretmeye resmi olarak başlayacaktır. Burada önemli olan husus deneyimli, işinin uzmanı ve kendini bu alanda kanıtlamış firmalarla çalışmaktır.”

SİSTEM 5 YILDA KENDİSİNİ AMORTİ EDİYOR

Maliyetin güneş panelinin türü, modeli, çatının (cephenin) yapısı, kablo metrajları, invertör türü, pano ayrıntıları, mesafe gibi bir çok unsura bağlı olduğu için standart bir fiyat söylemenin pek doğru olmayacağını belirten Sarvan “Fiyatların ve üretim verimliliğinin bölgeye göre değişiklik gösterebilmesi ile birlikte 11 kWp gücünde bir çatı projesinin ortalama 14 bin dolar ile 15 bin dolar arasında bir maliyeti oluyor. Sistemin yılık 8 bin 700 TL civarında getirisi ve bu getiri ile birlikte sistem 5 ile 7 yıl arasında amorti edebiliyor” dedi.

Söz konusu düzenleme ile vatandaş elektriğini kendisi üretebilecek, depolama yaparsa elektik kesintilerinde uzun bir süre günlük ihtiyaçlarını sağlayabilecek bir güç tedarik sistemi sağlayacak. Evinde olmadığı dönemlerde fazladan üretilen elektrik sayesinde ek gelir elde edecek ve evi boşken bir değer oluşturacak.

YENİ İSTİHDAM ALANLARI OLUŞTURACAK

Bu tarz sistemlerin dünyada muazzam ilgi gördüğünü söyleyen Sarvan, sadece Amerika’da binlerce MW GES’in bu şekilde hizmete girdiğini söyledi. Geleceğe yönelik bir tasarruf mekanizması sunan bu yapı sayesinde hem ülkenin bireysel tüketicilere yönelik elektrik arzı problemleri basit bir yöntemle kişileri elektrik üreticisi yaparak çözülüyor, hem de konuyla ilgili sektörün gelişmesiyle yeni istihdam alanları, üreticiler ve ekonomik milli değerler oluşuyor.

Sarvan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ortalama kişi başına 5 kW GES kurulduğunu farz etsek 1.000 MW bir kurulu güce ulaşılması için toplam 200.000 hanenin elektriği bu şekilde sağlanabilir. Yani Antalya gibi bir ilin bireysel elektrik ihtiyaçlarının 1/4’ünün bu şekilde sağlanması işten bile değildir. Kurulumu kolay, temiz ve refah seviyesini yükselten bir enerji üretim teknolojisi için halkımızın çok çabuk ilgili duyacağına inanıyoruz.”

KİŞİ TAŞINIR YA DA EVİNİ SATARSA…

Yönetmelikte bu konuda açıkça düzenlenmiş durumdadır. Bu tarz bir devir durumunda ;

a) Yeni tüketici ile perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma imzalanması,

b) Yeni tüketici tarafından İlgili Şebeke İşletmecisine başvuruda bulunulması, hallerinde, yeni tüketici ile 2 (iki) gün içerisinde ilgili üretim tesisi için Sistem Kullanım Anlaşması imzalanır. Yani kısaca evin yeni sahibi GES’in yeni sahibi olabilir. yenişafak.com

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (11)

Kalyon Enerji, Ankara’da kuracağı entegre güneş paneli fabrikasında görevlendirilecek takım arkadaşları arıyor

Kalyon Holding tarafından Ankara’daki Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde, YEKA Projesi kapsamında fotovoltaik panel üretimi yapmak üzere kurulmuş olan Kalyon Güneş Teknolojileri Üretim A.Ş., Ankara’da kuracağı entegre güneş paneli...

26023 2

Kalyon Holding tarafından Ankara’daki Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde, YEKA Projesi kapsamında fotovoltaik panel üretimi yapmak üzere kurulmuş olan Kalyon Güneş Teknolojileri Üretim A.Ş., Ankara’da kuracağı entegre güneş paneli fabrikasında görevlendirilecek takım arkadaşları arıyor.

Yıllık 500 MW güneş paneli üretim kapasitesine sahip olacak fabrika “Türkiye’nin İlk Entegre ve Yerli Güneş Paneli Üretim Fabrikası” konumunda yer alıyor. Entegre üretim tesisi; Ingot, wafer, hücre ve modül üretimini tek çatı altında yapabilen dünyadaki sayılı tesislerden biri olacak.

Kalyon Güneş Teknolojileri Üretim A.Ş.’den iş ilanı için yapılan açıklama şöyle:

“Bizimle beraber başarılarımızın bir parçası olacak; İşinde uzman, enerjik, yaptığı işe değer katan, pozitif iletişim kültürüne uygun, kariyerinde başarı hikayeleri olan kişilerden oluşan ekibimize aynı niteliklere sahip takım arkadaşları katarak büyümeyi hedefliyoruz.”

Genel Nitelikler:

1. Üniversitelerin Makine, Metalürji ve Malzeme, Elektrik, Enerji Sistemleri , Kimya, Endüstri Mühendisliği bölümlerinden mezun,

2. En az 3 yıl tercihen sektörel deneyimi olan, Endüstriyel tesis, büyük ölçekli makine üretim tesis, üretim hattında deneyimi olan,

3. İyi derecede İngilizce dil bilgisine sahip.

İlgilenen adaylar panelik@kalyongrup.com adresine başvuru yapabilir.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (2)

Türkiye’nin en büyük elektrik üreticileri açıklandı

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney ile enerji sektörünün önde gelen bilgi kaynağı Enerji Günlüğü işbirliğiyle hazırlanan ve Türkiye’nin en büyük 100 elektrik üreticisini belirleyen MW100 Türkiye araştırması ve raporu...

21053 0

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney ile enerji sektörünün önde gelen bilgi kaynağı Enerji Günlüğü işbirliğiyle hazırlanan ve Türkiye’nin en büyük 100 elektrik üreticisini belirleyen MW100 Türkiye araştırması ve raporu yayınlandı.

Türkiye’nin en büyük elektrik üreticileri listesinde EÜAŞ 20.541 MW ile ilk sırayı alırken, ENKA 3.830 MW ile ikinci, Enerjisa 3.598 MW ile üçüncü sırada. İlk 10’da Eren Enerji, Çelikler Holding, Cengiz Enerji, Limak Enerji, Aydem Enerji, İÇDAŞ ve Bilgin Enerji de yer alıyor. Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney ile enerji sektörünün önde gelen bilgi kaynağı Enerji Günlüğü işbirliğiyle hazırlanan ve Türkiye’nin en büyük 100 elektrik üreticisini belirleyen MW100 Türkiye araştırması ve raporu yayınlandı. MW100 Türkiye’nin En Büyük 100 Elektrik Üreticisi Araştırması’nda elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçleri esas alındı.

TOPLAM KAPASİTENİN YÜZDE 85’İ MW100’DE

Enerji Günlüğü MW100 Araştırması’nda yer alan şirketler, toplam 77.585 MWe ile Türkiye’nin toplam kurulu kapasitesinin yüzde 85’ini temsil ediyor. MW100 Türkiye, elektrik üretim sektörünün kaynaklar bazındaki Top 10 oyuncularını da ortaya koydu. Kömür santrallerinde Eren Enerji, hidroelektrikte Enerjisa, rüzgâr santrallerinde Güriş Holding, jeotermalde Zorlu Enerji liste başı konumundalar.

RAPORA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ. 

Kaynak: Enerji Günlüğü

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Metal-Clad ve Metal-Enclosed 36kV Hava İzoleli OG Hücre Karşılaştırması

Metal-Clad ve Metal-Enclosed Nedir? Bir orta gerilim tesis dizaynına başlarken ilk akla gelen soru; kullanılacak hücrelerin Metal-Clad mi Metal-Enclosed mi olması gerektiğidir. Öncelikle bir yanlışı düzeltelim; yeni IEC...

20625 0

Metal-Clad ve Metal-Enclosed Nedir?

Bir orta gerilim tesis dizaynına başlarken ilk akla gelen soru; kullanılacak hücrelerin Metal-Clad mi Metal-Enclosed mi olması gerektiğidir.

Öncelikle bir yanlışı düzeltelim; yeni IEC standardı IEC 62271-200’ e göre orta gerilim hücrelerinin hepsi Metal Mahfazalı anlamına gelen “Metal-Enclosed” olarak tanımlanır ve servis sürekliliklerine, bölümlendirilmelerine ve iç ark dayanımına göre sınıflandırılırlar. Bu karışıklıkları gidermek için önce IEC deki tanımları açalım;

IEC 62271-200;

Yüksek gerilim anahtarlama düzeni ve kontrol düzeni – Bölüm 200: 1 kV üzerinde ve en yüksek 52 kV’a kadar olan beyan gerilimleri için a.a. metal mahfazalı anahtarlama düzeni ve kontrol düzeni

Not: Bu makalede 36kV anma geriliminde çalışan hava izoleli orta gerilim hücreleriyle ilgili sınıflandırmalar hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

1.          Sınıflandırmalar

1.1.        Servis Sürekliliklerine göre sınıflanırma

Genellikle LSC-2A yerine Metal-Enclosed; LSC-2B yerine Metal-Clad tabiri kullanılsa da yeni IEC tanımına göre aşağıda LSC-2B hariç tariflenen diğer metal yapılı tüm hücreler Metal-Enclosed olarak tanımlanır.

Kategori LSC-1: Herhangi bir erişilebilir hücre/hücrelerin açılması sırasında işletme sürekliliği amaçlanmaz ve böyle açılma öncesinde anahtarlama düzeni ve kontrol düzeninin sistemden tamamen ayrılmasını ve enerjisiz hale getirilmesi gereklidir.

Kategori LSC-2: Anahtarlama düzeni ve kontrol düzeninin içindeki yüksek gerilimli hücrelere erişim sırasında şebekenin en büyük işletme sürekliliğine izin vermesi amaçlanır. Başka bir ifadeyle fonksiyonel birim içindeki erişilebilir yüksek gerilimli hücrelerin açılması, aynı kısmın diğer fonksiyonel birimleri enerjili muhafaza ederken mümkündür. Bu husus, en azından bir baranın enerjili kalmasını ifade eder. Hareketli bir bölmenin takılması, bu kategoriyi gerçekleştirmek için kullanılabilir.

Kısaca; bağlantı hücresinin açılması durumunda bara/baraların ve diğer fonksiyonel birimlerin işletme dışı bırakılmasını gerektirmeyen erişilebilir yüksek gerilim bağlantı hücreleri bulunan fonksiyonel birimler için gösterilişi ifade eder.

Abb-1

LSC-2A: İçerisindeki bütün erişilebilir yüksek gerilim hücrelerin (tek baralı donanımın barasından başka) bir bara gerilimli olarak açılabildiği LSC-2 fonksiyonel birime tahsis edilen gösteriliş.

 

LSC-2B: LSC-2A’nin kurallarına ilave olarak erişim sağlanan fonksiyonel birime gelen yüksek gerilim bağlantıları (örneğin, kablolar) enerjili durumda tutulabilir. Bu durum, bir başka ifadeyle erişilen hücre ile yüksek gerilim bağlantıları arasında uygun bölmelere ayırmanın yanı sıra ayrılmanın bir başka noktasının olması da demektir.

1.2.        Bölümlendirmeye göre sınıflandırma

Bölmeler için metalik veya metalik olmayan malzemenin kullanılıp kullanılmadığını tanımlayan sınıftır.

Bölmelendirme sınıfı PM: Kapısı açık ve erişilebilir bölmeler ile enerjili devreler arasında, topraklama için amaçlanmış, sürekli metalik bölmeler ve/veya perdeler (uygulanabilirse) sağlayan metal mahfazalı anahtarlama düzeni ve kontrol düzeni. 

Bölmelendirme sınıfı PI: Kapısı açık ve erişilebilir bölmeler ile enerjili devreler arasında, topraklama için amaçlanmış bir veya daha fazla metal olmayan bölmelere ve/veya perdelere sahip metal mahfazalı anahtarlama düzeni ve kontrol düzeni.

1.3.        İç ark dayanımına göre sınıflandırma

Personelin iç arka karşı korunması bakımından AF, AFL, AFLR gibi sınıflandırma yapılır. Orta gerilim panoları için geçerli olmasa da beton köşk gibi açık alan ekipmanlarında BFLR sınıfı istenmektedir.

A          : Erişim sınıfı A è sadece eğitimli ve yetkili personelin girebileceği alana konulabilir

B          : Erişim sınıfı B è halka açık alana konulabilir

AF        : OG Pano önündeki personelin iç ark koruması var

AFL      : OG Pano önü ve yanındaki personelin iç ark koruması var

AFLR   : OG Pano önü, yanı ve arkasındaki personelin iç ark koruması var

Bu konuya 5. Bölümde tekrar değineceğiz.

2.         Pano tipikleri

LSC-2B tipikleri genel olarak, kesicilerin çekmeceli olması, ayırıcı kullanılmaması, kablo tarafında gerilim trafosu eklenebilmesi özellikleri ile gösterimsel olarak LSC-2A tipiklerine göre farklılık gösterir.

abb2

abb3

3.          Bölümlendirmeler

 

LSC-2B panonun en göze çarpan tarafı kesici ve kablo bölümlerinin birbirinden tamamen ayrılmış olması ve kesici bölümünde perdelerin kullanılmasıdır. Bu ayrım işletme ve personel güvenliği, bakım kolaylığı sağlar ancak boyutlarının büyümesine neden olur.

abb4

abb5

4.          Ana Ekipmanlar

Ana ekipmanlarından en göze çarpan kesicilerin yapısıdır. LSC-2B OG panolarda kullanılan çekmeceli kesicinin ayrı ve geniş bir bölmede olduğu mekanik yapıda; özellikle kontaklar hem daha güvenli hem de daha yüksek akım taşıma ve kısa-devre dayanım kapasitesine sahip olmasını sağlar.

 

LSC-2B hücrelerde kesici üretici firmaya göre sadece vakum, sadece SF6 ya da her ikisi birden de olabilir. Kesici çekmece üzerinde kesici arabası üzerine alınarak çıkarılabilir ya da komple yerden yürütmeli olarak ayrı bir kesici arabasına ihtiyaç duymadan çıkarılabilir. Zeminde düzgünlükten bağımsız olabilmek için genellikle çekmeceli tercih edilir. Kesici akım değerleri 3150A’e, kısa devre dayanımı 40kA’e kadar çıkabilir.

abb6

Şekil 5: (a) LSC 2B de SF6 ve vakum kesiciler

(b) Çekmeceli kesici (“Cassette Type CB”)

(c) Yerden yürütmeli kesici (“Floor Rolling Type CB”)

 

LSC-2A hücrelerde ise genellikle SF6 ve sabit kesici kullanılır. Nadiren vakum ya da çekmeceli tipler tercih ediliir. Kesicler 1250A, 25kA ile sınırlıdır. Kesiciyi çıkarmak için kablo bölümünde enerjinin kesilmesi gereklidir. Kesici kontakları için çekmeceli tiplerde dahi klape (shutter) kullanılmaz. Kesici bölümü ve kablo bölümü aynı yerde olduğundan bu bölüme erişim ve bu bölümde bakım ve değişim yapmak zordur.

abb7

Şekil 6:             (a) LSC-2A kesici mekanizması bölümünün önden görünüşü.

(b) Sabit tip kesici

(c) Çekmeceli kesici

LSC-2A hücrelerde kesici ve kablo bölümünde enerjiyi kesmek için kesici üzerindeki ayırıcı kullanılır. LSC-2B hücrelerde ise bu operasyon için kesici servis pozisyonundan test pozisyonuna alınır.

 

Diğer önemli bir fark da gerilim trafolarında görülür. LSC-2B giriş-çıkış hücrelerinde sigortalı/sigortasız, sabit/çekmeceli gerilim trafoları kullanılabilirken, LSC-2A hücrelerde kablo bölümü daha dar olduğundan bu bölümde ancak sigortasız ve sabit gerilim trafosu kullanılabilmektedir.

abb8

Şekil 7: (a) Sabit ve sigortasız gerilim trafosu

(b) Sabit ve sigortalı gerilim trafosu

(c) Çekmeceli ve sigortalı gerilim trafosu

 

5.          İç Ark Koruma

 

LSC-2B hücreler dört taraflı iç ark koruma (AFLR), 31.5kA – 1sn ye kadar test edilmiştir. İç ark testler, ana bara, kesici ve kablo bölümlerinde ayrı ayrı yapılmıştır. Selektif iç ark koruma ile kablo bölümde iç ark olduğunda sadece ilgili fiderin kesicisi açılarak baranın komple enerjisiz kalması engellenir.

abb9

Şekil 8: (a) LSC-2B hücrelerde AFLR iç ark sınıfı koruma

(b) İç ark testinin yapılışı

(c) Optik ark sensörü ile selektif koruma

 

LSC-2A hücrelerde üç taraflı iç ark koruma (AFL), 16kA – 1sn ye kadar test edilmiştir. Kesici kablo bölümünde olduğundan kablo ve kesici bölümünde ayrı ayrı test mümkün değildir. Dolayısı ile selektif iç ark koruma da yapılamaz.

abb10

Şekil 9: LSC-2A hücrelerde AFL iç ark sınıfı koruma

6.          Boyutlar

LSC-2B hücrelerde kesici ve kablo bölümü ayrı; kesiciler çekmeceli, nominal akımları daha yüksek olduğundan LSC-2A hücrelere göre daha büyüktür. Kesiciyi dışarı çıkarmak için ön taraftan, bazı tiplerde kabloyu bağlamak ya da gerilim trafosunu çekmek için ön taraftan üretici standartlarına göre gerekli mesafelerin de bırakılması gerekir. Bu sebeple elektrik odası boyutlarını belirlemeden önce hücre tipinin belirlenmesi gerekir. Genel olarak boyutlar aşağıdaki aralıkta olacaktır.

 

 

Özellikler                    LSC-2B                                    LSC-2A

Genişlik                       [mm]    900 – 1200                     750-1000

Derinlik                       [mm]    2400 – 3274                   1400 – 1500      

Yükseklik        [mm]    2200 – 2400                   2200 – 2400

abb12

7.          Çift Anabara Çözümü

LSC-2B hücrelerde çift baralı çözüm ile hassas yükler her iki baradan da enerji alabilecek şekilde çözüm üretilerek kesintisiz geçiş sağlanabilir. Bu şekilde herhangi bir taraftaki barayı besleyen trafo, komple bara ya da kesici bakıma alınırken kesintisiz olarak diğer taraftan yük beslenmeye devam edilebilir. İlave olarak yükler baralara istenildiği gibi paylaştırılırken de kesinti yapılmasına gerek kalmaz ve büyük bir esneklik sağlar.

abb13

Şekil 11: LSC-2B hücrede yapılan çift anabara uygulaması 

8.          Sonuç

Kısaca özetleyecek olursak; LSC-2B ve LCS-2A hücrelerin genel özellikleri aşağıdaki gibidir;

LSC-2B

  • Yüksek nominal ve kısa devre akımları
  • Dayanıklı ve uzun ömürlü yapı
  • Yüksek iç ark dayanım akımı ve 4 taraflı ve selektif koruma
  • Kolay bakım, müdahale ve ekipman değişimi
  • Genellikle vakum kesici kullanımı
  • Çift bara çözümü
  • Çekmeceli / arabalı kesici
  • Çekmeceli ve sigortalı gerilim trafosu

LSC-2A

  • Kısa teslim süresi
  • Daha küçük boyutlar
  • Daha düşük fiyat
  • Genellikle SF6 kesici kullanımı
  • Yük ayırıcısı çözümü
  • Genellikle sabit ve SF6 kesici

Seçilecek orta gerilim hücresinin yaklaşık 30 yıl kullanımda kalacağı düşünülürse, karar verme esnasında maliyetlerden çok işletme, bakım, can güvenliği gibi kalemlerin göz önüne alınması önerilir.

ABB (ABBN: SIX Swiss Ex) kamu, sanayi, ulaşım ve altyapı sektörlerindeki müşterilerine elektrifikasyon ürünleri, robotik ve hareket, endüstriyel otomasyon ve güç şebekeleri alanlarında küresel hizmet sunan öncü bir teknoloji lideridir. 130 yılı aşan inovasyon geleneğini sürdüren ABB bugün, iki belirgin değer önerisiyle sanayide dijitalleşmenin geleceğini yazıyor: Herhangi bir santraldan herhangi bir prize elektrik getirmek ve doğal kaynaklardan bitmiş ürüne kadar endüstrileri otomatikleştirmek. Tam elektrikli uluslararası FIA motor sporları sınıfı olan Formula E’nin isim ortağı ABB, sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak üzere e-mobilitenin sınırlarını zorlamaktadır. ABB 100’den fazla ülkede yaklaşık 135,000 çalışanı ile faaliyet göstermektedir. new.abb.com/tr

 

Bilgi için:

ABB Türkiye Contact Center

Contact center: 0850 333 111 222

contact.center@tr.abb.com

 

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Çin’de üretilen “yapay güneş” elektrik üretimine başlayacak

Çin tarafından geliştirilen ve “yapay güneş” olarak adlandırılan füzyon projesi tamamlandı. HL-2M adlı cihaz 2020 itibarıyla elektrik üretmeye başlayacak. Çin’in bir süredir üzerinde çalıştığı ve nükleer seçeneklerden daha...

16735 0

Çin tarafından geliştirilen ve “yapay güneş” olarak adlandırılan füzyon projesi tamamlandı. HL-2M adlı cihaz 2020 itibarıyla elektrik üretmeye başlayacak.

Çin’in bir süredir üzerinde çalıştığı ve nükleer seçeneklerden daha temiz ve daha ucuz enerji kaynağı olan “yapay güneş” projesi tamamlandı. HL-2M adı verilen ve Çin Ulusal Nükleer Şirketi ile Güneybatı Fizik Enstitüsü tarafından geliştirilen yapay güneş, 2020 yılında enerji üretmeye başlayacak.

HL-2M nükleer füzyon cihazı, güneşin 13 kat üzerinde sıcaklığa ulaşıyor. Reaktör, 200 milyon santigrat derece sıcaklığa ulaşabiliyor. Güneşin ulaştığı sıcaklık ise 15 milyon santigrat derece. HL-2M, Çin’in ikinci füzyon projesi. İlki Hefei’de bulunan ve geçtiğimiz yıl 100 milyon dereceye ulaşmayı başaran Deneysel İleri Süper İletken Tokamak (EAST) adlı çalışmaydı.

Reaktörün bu kadar sıcak olmasının nedeni ise güneşteki füzyon işleminden farklı bir sistemle çalışması. Güneşteki füzyon işlemi, atomların birleşmeye zorlanmasına dayanıyor bu da enerjiye dönüştürülebilen ısıyı serbest bırakıyor. HL-2M’de ise tıpkı uranyumdaki atomları ayırmaya dayanan ve güneşin tam tersi olan bir yapı söz konusu. Bilim insanları bu yöntemin daha az toksik atıkla sonuçlanan mevcut nükleer seçeneklerden daha temiz ve daha ucuz olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Enerji Panorama

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

“Çevre kirliliğinin yüzde 50’si son 35 yılda meydana geldi”

Teknolojik gelişmeler, insanoğlunun çevre ile ilişkisine yeni bir boyut kazandırdı. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan çevre kirliliği ile ilgili yapılan araştırmalara göre dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin yüzde...

14927 0

Teknolojik gelişmeler, insanoğlunun çevre ile ilişkisine yeni bir boyut kazandırdı. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan çevre kirliliği ile ilgili yapılan araştırmalara göre dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin yüzde 50’si son 35 yılda meydana geldi.*

IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Çevre sorunları dünya genelinde öncelik kazanmış durumda. Artık çok sayıda şirket atık yönetimi çözümleri arayışında ve çevre teknolojileri kullanımına çok daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden çevre teknolojileri hızla büyüyen bir sektör. 28-30 Mart 2019 tarihleri arasında düzenlenecek ‘IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’ bu kapsamda yeni açılımlar sağlayacak” dedi

Birçok nedene bağlı gelişen kirliliğe karşı en önemli çözüm çevre teknolojilerinden geçiyor ve çevre teknolojileri büyüme ivmesi en yüksek sektörler arasında gösteriliyor. Sektörün önemine değinen IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Geçmişte sadece devlet politikalarının sürüklediği sektör, özellikle gelişmiş ülkelerde gün geçtikçe gerek vatandaş gerekse kullanıcı olarak bireylerin tercihleri ve yönlendirmeleri ile güç kazanmakta. Kullanılan hammadeden başlayarak üretim yöntemleri ile devam eden ve atık yönetimi aşamalarını da kapsayan tüm süreç içinde sistemi en az zorlayan ürün ve firmaların kamuoyunda tercih edilme oranı artış göstermekte. Çevre teknolojileri sektörü tüm alt branşları ile geleceğin en önemli sektörleri arasında“ifadelerinde bulundu.

Avrasya’nın En Büyük Çevre Teknolojileri Fuarı İstanbul’da düzenlenecek

MMI Eurasia’nın 2 yılda bir Türkiye’de düzenlediği IFAT Eurasia fuarının, çevre teknolojileri sektörüne öncülük ettiğini söyleyen Sarıgöl, 28-30 Mart 2019 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde(IFM) düzenlenecek fuarın, artan sanayileşme ve şehirleşme sonucunda ortaya çıkan sorunları çözüme kavuşturmayı amaçladığını belirtti. Yerli ve yabancı tüm sektör paydaşlarının buluştuğu organizasyonda 2017 yılında 18 ülkeden 412 katılımcı yer aldı. Fuar, 1021’i uluslararası olmak üzere toplam 63 ülkeden 11 bin 326 ziyaretçi ağırladı.

*Basın Bülteni-06.09.2018

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Lisanssız elektrik üretim tesisleri için aylık mahsuplaşma düzenlemesi yayımlandı

Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 12 Mayıs 2019 tarifli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Lisanssız elektrik üretim tesisleriyle ilgili olarak özellikle güneş...

13912 0

Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 12 Mayıs 2019 tarifli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Lisanssız elektrik üretim tesisleriyle ilgili olarak özellikle güneş enerjisi sektörünün merakla beklediği aylık mahsuplaşma düzenlemesi de yenilenen yönetmelikte belirlendi.

Yeni lisanssız yönetmeliği ile birlikte artık gerçek veya tüzel kişilikler, lisans alma veya şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın elektrik enerjisi üretebilecek, ihtiyaç fazlası üretimlerini şebekeye verebilecek ve şebekeye verilen elektrik enerjisi YEKDEM kapsamında değerlendirilecek. “Aylık mahsuplaşma” olarak ifade edilen uygulama, yönetmeliğin 26’ıncı maddesi ile yürürlüğe girdi.

İlgili şebeke işletmecisi, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yapılacak başvurular neticesinde bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu almaya hak kazanan ve üretimi ile tüketimi aynı ölçüm noktasında olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için, üretilerek şebekeye verilen elektrik enerjisi miktarını bağlantı anlaşmasında belirlenen yere takılan sayaç verilerinden saatlik bazda tespit edecek.

İlgili şebeke işletmecisi, elde edilen saatlik verileri abone grupları ve kaynak bazında bir araya getirerek fatura dönemi bazında şebekeye verilen ve şebekeden çekilen elektrik enerjisi miktarını belirleyecek ve her ayın altıncı gününe kadar ilgili görevli tedarik şirketine bildirecek. Piyasa Yönetim Sistemi vasıtası ile her ay saatlik bazda, uzlaştırma işlemlerini düzenleyen ilgili mevzuat hükümlerinde uzlaştırmaya esas veriş-çekiş birimi konfigürasyonlarında yer alan sayaçların değerlerinin bildirilmesine ilişkin düzenlenmiş takvime uygun olarak bildirecek.

Aylık mahsuplaşma uygulamasında;

  • Yönetmelik kapsamında kurulacak tesislerde üretim ve tüketim tesislerinin aynı dağıtım bölgesi içinde olması gerekecek.
  • Üretim tesisi fiili olarak üretim faaliyetine geçmeden önce ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi şebekeye verilemeyecek.
  • Şebekeye verilecek enerji ile şebekeden çekilen enerji, her ayın 6’ncı günü yapılacak hesaplamalarla aylık mahsuplaşmaya tabi olacak.
  • Geçici kabul alan ve İşletmeye giren tesislerde bir ay içinde sistem kullanım anlaşması (SKA) imzalanması gerekecek.
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim yapmak amacıyla ilgili şebeke işletmecisi ile bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşmasını imzalayan üreticilere, talep etmeleri halinde şebeke işletmecisi tarafından Üretim Kaynak Belgesi alabilecek. Aynı fatura dönemine ilişkin sadece bir kez Üretim Kaynak Belgesi verilecek.

İhtiyaç Fazlası Elektriğin alım garantisi 10 yıl 

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olarak gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve işletilen üretim tesislerinde aylık mahsuplaşma sonucunda her fatura döneminde şebekeye verilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi görevli tedarik şirketi tarafından, on yıl süreyle satın alınacak. Bu süre ilgili üretim tesisinin 19 uncu maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde şebekeye enerji vermeye başladığı tarihten itibaren hesaplanacak.

Görevli tedarik şirketi on yıl süre ile satın almakla yükümlü olduğu bu ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için kaynak bazında toplayarak yapılacak ödemeyi belirleyecek ve ilgili fatura dönemi için piyasa işletmecisine bildireceği lisanssız üreticilere ödenecek toplam bedele (LÜYTOP) ekleyecek. Görevli tedarik şirketleri piyasa işletmecisi tarafından kendilerine yapılan ödemeden, gerçekleştirdikleri ihtiyaç fazlası elektrik üretimi için hesaplanan tutarı üreticilere kendilerine ödeme yapılan ayı takip eden ayın beşinci gününe kadar ödeyecek. Üreticiler tarafından sistemden alınan elektrik miktarının şebekeye verilenden daha yüksek olması halinde ise aradaki fark üreticiler tarafından kendilerine ödeme yapılan ayı izleyen ayın beşinci gününe kadar tedarikçilere ödenecek.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)

Türkiye’nin ilk entegre yerli güneş paneli üretim fabrikası Ankara’da kuruluyor

Kalyon Enerji, YEKA GES-1 projesi kapsamında Ankara Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği yerli güneş enerjisi fotovoltaik panel üretim fabrikasını Nisan 2020’de açıyor. 400 milyon dolarlık yatırımla hayata...

13678 0

Kalyon Enerji, YEKA GES-1 projesi kapsamında Ankara Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği yerli güneş enerjisi fotovoltaik panel üretim fabrikasını Nisan 2020’de açıyor.

400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen fabrika, çağımızın en önemli araçlarının temelini oluşturan silikon işleme teknolojisini ülkemize kazandırırken ingot, wafer, hücre ve modül imalatını ilk defa tek çatı altında (entegre) yapabilen dünyadaki sayılı tesislerden biri olacak.

Konya Karapınar Güneş Enerjisi Santrali’nin de Nisan 2020’de inşaatına başlayacak olan Kalyon Enerji, bu yatırımı için de 1.1 milyar dolar harcayacak. İnşaat süreci 3 yıl sürecek olan proje tamamlandığında 1 milyondan fazla hanenin enerji ihtiyacını karşılayacak. Her iki proje için toplam 1.5 milyar dolarlık yatırım yapan Kalyon Enerji, yerli üretime destek verirken ithalatın da önüne geçmeyi hedefliyor.

Fotovoltaik panel üretim fabrikası, 1.300 kişiye istihdam sağlayacak

80 bin metrekare kapalı alana inşa edilen yerli güneş enerjisi fotovoltaik panel üretim fabrikası, 1.300 kişiye istihdam sağlayacak. 400 milyon dolarlık yatırım değerine sahip olan fabrika, yıllık 134 milyon dolarlık modül ithalat ihtiyacını ortadan kaldıracak. Yılda 58 milyon dolarlık ihracat yapacak olan fabrikada, ıngot, wafer, hücre ve modül imalatı için en son teknolojilere sahip ekipmanların seçildiği fabrikada yüzde 22 verimliliğe sahip ‘mono perc’ hücre teknolojisi geliştirilecek. Fabrikada istihdam edilecek olan personelin eğitimlerine Çin’de başlanacak ve bu eğitimler, kuruluma paralel Türkiye’de de devam edecek.

Güneşten elektrik enerjisi üretiminde kullanılacak son teknolojinin yanı sıra fabrika, bu alanda yetişmiş insan kaynağı da sağlayacak. Fabrikada bulunan Ar-Ge merkezi aracılığıyla da Türkiye’de yeni ve verimli teknolojilerin geliştirilmesi sağlanacak. Ayrıca fabrika mikroçip, televizyon, telefon gibi tüm elektronik ürünlerin üretimi için çok önemli bir aşama olan ‘Silikon İşleme Teknolojisi’ alanında da önemli katkılar sunacak. Yıllık 500 megawatt üretim kapasitesine sahip olan fabrika bünyesindeki Ar-Ge Merkezi’nde 100 mühendis çalışacak. Fabrikanın Ar-Ge Merkezi’ne 10 yılda 87 milyon dolar kaynak aktarılacak.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt (0)