Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu’da devam eden savaşın küresel enerji piyasalarında ciddi sarsıntılara yol açtığını belirterek, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve bölgedeki enerji altyapılarına yönelik saldırıların enerji güvenliği, fiyatlar ve dünya ekonomisi üzerinde büyük baskı oluşturduğunu açıkladı.
IEA İcra Direktörü, savaşın enerji piyasaları üzerindeki birleşik etkisini “küresel enerji güvenliği tarihinde görülen en büyük tehdit” olarak nitelendirdi. Ajansa göre, 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen enerji ticaretini sekteye uğratarak küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisine neden oldu.
Petrol ve doğal gaz fiyatları sert yükseldi
Savaşın başlamasından bu yana petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışlar yaşandı. Mayıs ayı sonu itibarıyla Brent petrol fiyatları çatışma öncesine göre yaklaşık üçte bir oranında yükselirken, fiziksel ham petrol fiyatlarındaki artış daha da belirgin hale geldi.
Avrupa’nın referans doğal gaz göstergesi olan Hollanda TTF fiyatları ise şubat sonundan mayıs sonuna kadar yüzde 40’tan fazla arttı. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin halen kısıtlı olması nedeniyle Orta Doğu kaynaklı toplam petrol arz kaybı 1 milyar varili aşarken, günlük 14 milyon varilden fazla üretim devre dışı kaldı.
Küresel stoklar hızla eriyor
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bazı ihracatlarını Hürmüz Boğazı dışındaki terminallere yönlendirmeyi başarsa da, artan arz kayıpları küresel petrol stoklarının rekor hızda azalmasına yol açtı. Mart ve nisan aylarında dünya genelindeki petrol stokları toplam 250 milyon varil geriledi.
Bu süreçte Orta Doğu dışındaki üreticiler de üretim ve ihracatlarını rekor seviyelere çıkararak piyasadaki açığı kapatmaya çalıştı.
Dizel ve jet yakıtı piyasaları baskı altında
Bölge, dizel ve jet yakıtı gibi rafine petrol ürünlerinin küresel tedarikinde önemli bir rol oynuyor. Ancak saldırılar ve ihracat imkanlarının kısıtlanması nedeniyle bölgede yaklaşık 3 milyon varillik günlük rafineri kapasitesi devre dışı kaldı.
Uzmanlar, küresel orta distilat piyasalarının zaten sıkı bir arz yapısına sahip olması nedeniyle diğer bölgelerdeki rafinerilerin oluşan açığı telafi etmekte zorlandığına dikkat çekiyor.
LNG arzı da darbe aldı
Savaş, küresel doğal gaz piyasalarını da etkiledi. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan taşımaların aksaması nedeniyle Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gerçekleştirilen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatları 1 Mart’tan bu yana günlük 300 milyon metreküpten fazla azaldı.
Dünyanın en büyük LNG sıvılaştırma tesisi olan Katar’daki Ras Laffan tesisinin mart ayı başındaki saldırıdan bu yana devre dışı kalması, küresel arz görünümünü daha da zorlaştırdı.
IEA, LNG altyapısındaki hasar nedeniyle beklenen küresel LNG arz artışının en az iki yıl gecikebileceğini ve 2026-2030 döneminde toplam 120 milyar metreküplük bir arz kaybı yaşanabileceğini öngörüyor.
IEA’dan tarihin en büyük acil petrol rezervi hamlesi
IEA üyesi 32 ülke, 11 Mart’ta oy birliğiyle alınan kararla piyasalardaki arz sıkıntısını hafifletmek amacıyla toplam 400 milyon varillik acil petrol stokunu devreye sokma kararı aldı. Bu miktar, ajans tarihindeki en büyük koordineli petrol rezervi salımı olarak kayıtlara geçti.
IEA, enerji güvenliğinin sağlanması için hükümetlerle koordinasyonunu sürdürürken, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası ile birlikte savaşın enerji ve ekonomi üzerindeki etkilerine yönelik ortak çalışmalar yürütüyor.
Ajans, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ve doğal gaz akışının yeniden normale dönmesinin, küresel enerji arzı üzerindeki baskıyı azaltacak en kritik unsur olmaya devam ettiğini vurguluyor.
Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

