SHURA, “COVID-19 sonrası Türkiye ekonomisinin canlanması ve iyileşmesi için enerji dönüşümünün sunduğu fırsatlar” çalışmasını yayınladı

Türkiye’nin enerji dönüşümü konusunda çalışan ilk ve tek düşünce kuruluşu SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘COVID-19 sonrası Türkiye ekonomisinin canlanması ve iyileşmesi için enerji dönüşümünün sunduğu fırsatlar’ çalışması pandemi...

550 0
550 0

Türkiye’nin enerji dönüşümü konusunda çalışan ilk ve tek düşünce kuruluşu SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘COVID-19 sonrası Türkiye ekonomisinin canlanması ve iyileşmesi için enerji dönüşümünün sunduğu fırsatlar’ çalışması pandemi sürecinde kısa ve orta vadede enerji sektörü açısından Türkiye’ye bir projeksiyon tutuyor.

Basın açıklaması ile duyurulan çalışma, COVID-19 sonrası kurulacak yeni düzende Türkiye ekonomisinin rekabet gücü kazanmasında enerji dönüşümünün oynadığı kritik rolü altı farklı başlık altında inceliyor:

    • COVID-19 virüsü, küresel ekonomi ve finans sektöründeki gelişmeler
    • Enerji piyasalarında yaşanan değişim
    • İklim değişikliğiyle mücadele ve çevre kalitesindeki iyileşme COVID-19 ile ilişkisi
    • COVID-19’un enerji sektörüne getirdiği riskler
    • Enerji dönüşümünün COVID-19 sonrası Türkiye’ye getireceği fırsatlar
    • ’Sonraki adımlar – COVID-19 sonrası ekonomi kalkınma stratejilerinin önemli bir parçası olarak enerji dönüşümü

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından hazırlanan “KOVID-19 Sonrası Türkiye Ekonomisinin Canlanması ve İyileşmesi için Enerji Dönüşümünün Sunduğu Fırsatlar” raporuna göre, enerji sektöründe uzun vadeli bir enerji dönüşümü stratejisine olan ihtiyaç, dünya genelinde Kovid-19 salgınıyla yaşanan gelişmelerle çok daha fazla önem kazandı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını boyunca ve sonrasında, ekonomiyi yeniden canlandırma ve iyileşme paketlerinin sunulacağı bir dönemde Türkiye’nin enerji dönüşümünden elde edebileceği faydalara dikkati çeken rapora göre, uzun vadede yenilenebilir enerji gibi yerli kaynakların kullanımını ve enerji talebini aynı hizmetleri aynı kalitede verecek şekilde daha verimli hale getirmek cari açığın sürdürülebilir şekilde düşmesine çözüm sağlayabilir.

Rapora göre, Türkiye, yerli ekipman üretim destekleriyle enerji yatırımlarını yenilenebilir enerjiye ve enerji verimliliğine yönlendirebildiği takdirde Kovid-19 salgınıyla birlikte durgunlaşan ekonominin canlandırılmasında önemli bir yol kat edebilir.

Ayrıca enerji dönüşümü yatırımlarının artışıyla oluşturulacak olan yeni ekonomik aktivite sayesinde önlem paketlerine en az ihtiyaç duyularak mevcut istihdam korunabilir ve hatta daha yüksek seviyelere çıkarılabilir.

Rapora göre, enerji dönüşümü yatırımları, en başta hava kalitesini artırarak insan sağlığına yönelik olumsuz etkileri en aza indirip, diğer sosyal ve ekonomik faydalarla birlikte Türkiye’nin Kovid-19 sonrası ihtiyaç duyacağı ekonomik kalkınmayı hızlandıracak ve ekonomiyi güçlendirecek stratejilerin merkezinde yer alabilir.

Rapora göre, ülkeler için ekonomiyi hareketlendirme stratejilerinin belirlenmesinin ön planda olacağı Kovid-19 salgını sonrası, iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji dönüşümünü hızlandırabilmek için de tarihi bir fırsat oluşturuyor.

Bunun için finansal paketlerin merkezinde, çevresel açıdan sürdürülebilir, eşitlikçi ve dayanıklı bir toparlanma sürecini amaçlayan, yeşil teşvikleri ve yeşil iyileşme yollarını içeren bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor.

Rapora göre, tüm dünya gibi Türkiye’nin de iyileşme ve ekonomiyi teşvik paketlerinde enerji dönüşümü fırsatlarını değerlendirmesi önem arz ediyor.

Türkiye’nin Kovid-19 sonrası ekonomik kalkınma stratejilerinin önemli bir parçasının enerji dönüşümü olmasının yeni planlama süreçlerinin geliştirilmesinde kilit rol oynayacağına işaret edilen rapora göre, ekonomiye enerji sektörü açısından ivme kazandıracak alanlar ise şöyle sıralanıyor:

– Türkiye’nin, 2023 hedeflerinin ötesinde, 11. Kalkınma Planı’yla tutarlı ve 2030’a uzanan orta vadeli enerji dönüşümü hedef ve strateji planını, ilgili tüm kamu, özel sektör ve sivil toplum paydaşlarıyla istişare ederek ortaya koyması.

– Talep tarafında enerji verimliliği yatırımlarının elektrik ve elektrik dışı sektörlerde yeni mevzuat ve iş modellerinin geliştirilmesiyle birlikte uygulanmasının sürdürülmesi.

– Yeşil teşvik paketleri ve emisyon azaltıcı projelere finansman sağlayabilecek yeni finansman araçları ve modelleriyle enerji dönüşümünün hızlanması, planlanan yenilenebilir enerji ön lisans ve mini Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ihalelerinin gerçekleştirilmesi, başlamış olan yenilenebilir enerji projelerinin tamamlanarak hayata geçirilmesi ve ekonomik durgunluk nedeniyle gecikmesi muhtemel projelerin bitirilmesi için ek süre tanınması.

– Yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizmasının tanımlanması, kurumsal satış anlaşmaları ve yeşil enerji sertifikaları gibi iş modellerini hayata geçirecek düzenlemelerin nihai haline getirilip uygulanmaya başlanması.

– Binalarda enerji verimliliği potansiyelinin dağıtık enerjiyle birlikte en üst düzeyde kullanılması, dağıtık enerji ile değer zincirinin getirdiği yeni istihdam ve toplumu kapsayıcı fırsatlarından yararlanılması.

– Enerji dönüşümündeki gelişmeler ve ihtiyaçlarla orantılı bir şekilde iletim/dağıtım şebekesi altyapılarının iyileştirilmesi ve yeni yatırımların, depolama gibi kolaylaştırıcı teknolojiler geliştirilip elektrik piyasası ve elektrik tarife yapısında iyileştirmeler yapılarak, elektrik sistemine esneklik sağlayacak şekilde hayata geçirilmesi.

– Enerji dönüşümü için gerekli olacak ekipmanların tedarik güvenliğini sağlayacak verimli, yenilikçi ve düşük maliyetli ekipmanların ve bunların kullanımını destekleyecek yerli üretim teşviklerinin geliştirilmesi, araştırma ve geliştirme projeleri için enerji sektörüne sağlanan sübvansiyonların ve desteklerin enerji dönüşümünü destekleyecek alanlara kaydırılarak dengeli bir şekilde paylaştırılması.

– Etkin ve verimli ulaşım altyapısı geliştirilmesi kapsamında yerli elektrikli aracın hayata geçirilmesi, elektrikli araç satışlarında yakalanan ivmenin hızlandırılması ve şarj altyapısı tahsisinin en optimum bölgelerde, şebekeye zarar vermeyecek şekilde araç piyasasıyla paralel geliştirilmesi.

– Türkiye’nin küresel rekabetçiliğini ve ihracatını olumsuz etkileyebilecek karbon ve diğer benzeri vergilerin etkilerini en aza indirebilmek adına sanayi üretiminin enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve diğer düşük karbonlu teknolojilerle karbonsuzlaşmasına öncelik verilmesi.

Bu makalede diğerleri

Görüş Belirt